Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ilk olarak 1830 yılında Esquirol tarafından tanımlanmıştır. Hastalığın en temel özelliği; takıntı dediğimiz obsesyonlar ve zorlantı olarak Türkçeleştirilen kompülsiyonlardır. Obsesyonlar, kişiye mantıksız gelmesine rağmen engelleyemediği tekrarlayan düşünce, kuşku ve dürtülerdir. Genellikle istemsiz ve zamansız gelen bu düşünceler kişide büyük bir huzursuzluk yaratır. Kişi bu düşüncelerin mantıksız olduğunu bilse de gelen düşüncelerin yarattığı huzursuzluk ve korku yaşam kalitesinin düşmesine sebep olur. Kişi obsesyonların yarattığı bu huzursuzluktan kurtulmak için bir takım davranışlar geliştirir. Bu davranışlara da kompülsiyon adı verilir. Kompülsiyonlar da obsesyonlar gibi tekrarlayıcı ve zamansızdır. Örneğin elini yıkadığı halde yeterince temizlenmediğini düşünen bir kadın, bu düşüncenin verdiği huzursuzluktan kurtulmak için sürekli ellerini yıkar. Bu örnekte elinin temizlenmediği düşüncesi obsesyonken bu düşüncenin vermiş olduğu huzursuzluktan kurtulmak için geliştirilen el yıkama davranışı kompülsiyondur. Burda önemli olan konu, obsesyonların yaşam işlevselliğini etkileyip etkilemediğidir. Herkesin bir takım takıntılı düşünceleri ve ritüelleri olabilir fakat bu takıntılı düşünceler, kişinin zaman kaybetmesine ve şiddetli bir huzursuzluk yaşamasına sebep oluyorsa bu durum derinleşmeye müsait bir hastalıktır.

Obsesyonlar kompülsiyonlara göre daha zor farkedilir. Kişi yaşadığı huzursuzluğu saçma bulduğu için insanlarla paylaşamayabilir. Okb hastası bir vaka da, Torununa zarar verme takıntıları olan bir dede bu durumu kabullenmekte zorlandığı için kimseyle paylaşamıyor ve kendini suçluyor bu durum onun depresif belirtiler yaşamasına sebep oluyor. Onu tanıyanlar duruma anlam veremiyor ama takıntılı düşüncelerine dair herhangi bir bilgi de yok. Bir süre sonra kırmızı rengine karşı büyük bir kaygı duymaya başlıyor. Kırmızı renk olan hiçbir ortama girememe, kırmızı rengi gördüğü anda kaçınma davranışları göze çarpıyor. Son olarak kırmızı tabelalı bir restaurant girişinde anormal tepkiler vererek ordan uzaklaşıyor. Bunun üzerine ailesi bir doktora gütürerek gerçeği anlıyorlar. Torununa zarar verme içeriği taşıyan saldırganlık obsesyonları yaşayan dede; saldırganlık, kanı kan da kırmızıyı çağrıştırdığı için bu tarz bir kompülsiyon geliştiriyor ve bu durum derinleşerek gerçekle algısının kopmasına kadar bir dizi sıkıntıya sebep oluyor.

Takıntıların; birden fazla çeşidi var ve bunlar dünya sağlık örgütü tarafından kategorize edilmiştir. Düşünsel obsesyonların altında, dini içerikli, saldırganlık içerikli, cinsellik içerikli bir takım obsesyon çeşitleri ile temizlik obsesyonlarının altında bulaşma, simetri ile karakterize olan takıntı çeşitleri kliniklerde sık karşılaşılan durumlardandır.

Obsesif Kompülsif Bozukluğun nedenleri konusunda çeşitli fikirler olmakla beraber; genetik faktörler, beyin işlevlerinde bozulmalar,kafa travmaları, psikolojik travmalar, kişilik yatkınlıkları ve model alarak öğrenme sıralanabilir. Bu konuda ki çağdaş ekoller, psikiyatrik ve psikolojik tedavinin bir arada yürütülmesi konusunda hemfikirdir.

Psk. İclal GÖZCÜ